Epiretinal membran

0
599

Gözün içinde sarı nokta denilen hassas bölgeyi örten çok ince zarlar ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalığın ismi Epiretinal Membran olarak anılmaktadır. Başlangıç aşamasında farkedilmesi çok zor olan bu durum giderek ilerleyicidir ve hastalarımızın görme kalitelerini zaman içinde azaltmaktadır. Sarı noktayı örten bu ince zarlar zaman içinde büzülmeye tabi olur ve bu bölgeyi sıkıştırır. Hassas bölgelerin dolaşımını bozar ve hastalarımızda kırık görme , bulanık görme, bozuk görme gibi şikayetlere yol açabilir. Pek çok katarakt hastamızın gözünün arkasında malessef bu hastalıkla beraber bulunabilmektedir. Bundan dolayı katarakt ameliyatı geçircek hastalarımızın da göz arkalarının dikkatlice incelenmesi ve bunun tespit edilmesi önemlidir.

Yardımcı yöntemler olarak OCT gözün haritasını çıkaran sistemlerden son derece faydalanmaktayız. İlaveten göz anjiyografisi ve dikkatli muayene bizi tanıya götürmektedir. Epiretinal Membran tanısı konulduğunda hastalarımızın görme düzeyi test edilir. Eğer hastalarımızın iyi bir görmesi varsa kendi yaşam kalitesini bozmuyorsa bu hastalarımızın sadece takip edilmesi yeterli olabilmektedir. Ancak hastalarımızın görme seviyesi %50 seviyesinin altına inmişse yada yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa cerrahi yöntemler önerilmektedir. Ve önerilen yöntemler teknik olarak gözün oldukça zor diyebileceğimiz cerrahi yöntemleridir. Vitro retinal cerrahi yöntemidir. Bu yöntemlerde vitreus jeli temizlendikten sonra sarı nokta bölgesine ulaşılır. Burdaki ince zarlar özel boyalar sayesinde görünür hale getirilir ve daha sonra çok ince aletlerle tutularak uzaklaştırılır. Mekanik olarak bu zarların etkisi giderilmiş olur. Ancak hücrenin ve dokunun kendini tamir etmesi gene de birsüre alacaktır. Hastalarımızın çok kısa sürede keskin görme kavuşma beklentileri malesef gerçekteşmemektedir. Dİğer retina hastalıklarında olduğu gibi iyileşme için ayların geçmesi ve gene göz hekiminin takibinde gerekli tedavilerin ve ilaçların kullanılması gerekmektedir. Epiretinal Membran tehlikeli bir hastalık değildir. Tedavisi mevcuttur ve hastalarımızın muhakkak cerrahi şanslarını kullanmalarını önermekteyiz.